Ben seni seviyorum diye senin de gururlanman gerekmiyor, gerçekten.
Çünkü seni sevmem üzerimdeki kıyafetleri sevmem gibi bir şey. Üzerimdekilerin ne olduğunun hiç bir önemi olmadığı gibi 'sen' in de kim olduğunun önemin yok sanırım.
Anlaması güç, öyle değil mi? Ama artık anlamanı bekliyorum. Tamam bir açıklık getirelim.
Dışarıdan gelirsin, ev buz gibidir. Pijamalarının soğuk olması da betimlememin tuzu biberi. Üzerini değiştirmen pijamalarını giyip ev haline bürünmen gerek. Ama bunu yapmak istemezsin, çünkü üşüyeceğini bilirsin. Geç de olsa ısınacağına rağmen, sen o on dakikalık ürperme için üzerini değiştirmek istemezsin.
Ve dediğim gibi üzerindekilerin ne olduğunun da hiç bir önemi yok. günlük kıyafetlerin olduğu gibi sabah uyanıp güne başlamak için pijamalarını da değiştirmek istemezsin. Hatta sırf bu yüzden güne başlamaktan, yataktan çıkmaktan dahi çekinirsin. Yani uzun lafın kısası; üzerindekilerin hiç bir önemi yoktur. iBu kıyafet bir smokin de olabilir bir tulum da...
Demem o ki; senin ne olduğunun, kim olduğunun hiç bir önemi yok. Ben değil pijamalarımı değiştirmek, yataktan çıkıp da güne başlamak eylemine bile karşıyım. Bu yastığa, bu yorgana ben çok alıştım. Ben sana alıştım. Ve aynı ben kıyafetimi değiştirmek, başka birini sevmeye soyunmak , üşümek hiç istemiyorum.
(Ama yataktan çıkıp üzerime bir röpteşambır geçirsem fena olmaz sanki? Ama pijama aynı pijama ... )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder