Sen değişmedikten sonra ondan geri sayarak yalnız bir saniye içinde hatta salise hatta hatta mikro-nano-piko-femto-atto saniyede bir şeylerin değişmesini beklemek enteresan değil mi?
Aslında değişim kelimesi yanlış oldu,zaten her dakika hatta saniye hatta hatta salise bir şeyler mutlaka değişiyor. Ama yeni yılın elinde güzellikleriyle,sürprizleriyle bize geldiğini zannetmek gerçekten roman karakteri Polyanna'yı çok izlediğimize dair bir izlenim vermiyor değil.
![]() |
| Belgelerimle geldim! |
![]() |
| Belgelerimle yazıyorum burada! |
Ya bize ne oluyorki? Onlar belli ki İsa'nın doğum gününü kutluyorlar, caddelerini ağaçlarını ışıklandırıp evlerine davet ediyorlar.
Hadi yeni yıla güzel girelim,eğlenerek girelim,ışıl ışıl girelim diyelim. Tamam da çam ağacı niye? Noel Baba'nın hediye getireceğine inananlar mı var? Bu kadar mı benliğimiz yok başkasının eğlencesine özeniyoruz?
Cem Yılmaz'ın alay ettiği kadar var işte:
'Noel Baba,geçme salonun ortasından ürkütürsün vakvakları.
Şöminenin oraya çam diktim,git topla kozalakları.'
Ben hiç 'bilmem kaçıncı sene bana çok iyi geldi' diye anlatan birini görmedim. Zaten arkada bıraktık mı hep unutlur onlar. Hani milenyum vardı bir ara, her şey çok başka olacaktı, milenyum çağına giriyorduk. Ne oldu şimdi? Nerede kaldı bunun milenyumluğu? Dediğim gibi, geçip giden seneler hep unutulur ve gelen sene de bir başka olacakmış gibi beklenir. İnsanın umudu kendinde olmalı. Beklentilerini kendine yormalı. (Çok mu ciddi oldu buralar? Kısa keseyim de Aydın'ın havası günlük güneşlik bugün.)
Tüm bunlara rağmen umutsuz olmaz. Yeni yılın sizlere iyi gelmesini dilerim.



