Bunlar hep duygu tahminleri işte.
(Tatmin etmeseler de. )'Şuanda parçalı mutlu, sağanak göz-yaşlı, seyrek kahkahalı bir duygunun etkisindeyiz.'
İnzivaya çekilmek diye bir şey var aslında.
İster memeli ister memesiz, hayvanlar alemine mensup çoğu canlının aslında gözle görülmeyen psikolojik ihtiyacıdır bu. Dikkat ederseniz, komünikasyon diye bir şeyleri olmayan hayvanlarda bile kış uykusu ihtiyacını görebilirsiniz. Bu da zaman zaman -tıpkı beden gibi- canlının ruhunun da dinlenmesi gerektiğinin kanıtı olabilir pek ala.
Ama işin garip tarafı, ömrünüzün o kısımlarındayken gördükleriniz (rüyalar da buna dahil) dinlendirmek yerine sizi daha da yorabilir. Tabir-i caizdir : dinlenmenin en yorucu kısmı da burasıdır. Görmekten usandığınız şeyler, yetmezmiş gibi bir de içtimada sizi yoklar. ( 'İçtimayı' da burada kullanmamın sebebi tamamen duygusal ; madem asker olamıyorum. Ben askere gidecem! )
Peki ben bunu niye anlatıyorum?
Gördüğüm rüyanın, etkisinde olduğum duyguya tuz-biber olmasından. Rüyadan tuz mu olur? Uykunun kendisi şekerleme oluyor da rüyadan tuz neden olmasın? Olur. Bırakın tuzu, isot bile olur kabuslar, karabasanlar, basamayanlar...
***
Hah. Burada mısın?
Rüya diyordum. Hoş gelmiştin. Hoştun işte. Nasıl hissettin,nereden duydun, yine beni yalnız bırakmadın... Sahiden benimle yaşadığına inanmaya başladım. Utanmasam,yokluğunu hissetmiyorum diyeceğim. Utanmıyorum, artık yokluğunu hissetmiyorum. Ne zaman ihtiyacım olsa hayatıma bir şekilde giriyorsun. Bu kez de beni çukurdan kucaklayıp, şehrin üzerinde tur attırdın. Ama güzel olan uçmak mıydı yanında olmak mıydı onu kestiremedim. Zaten kestirmiyordum; saat gece ikiydi ve alarm sekize kuruluydu. Hayır çakılıydı. Hayır,çakılı olan bendim. Alarm çaldı, ben çakıldım.
Ve koca bir gün ben, ne yerde ne gökteydim. Bir garip seferdeydim.
Hiç uyanmasak? Dönmesek bu seyrüseferden?
-Bu seyrüsefer sözünün burada geçme sebebi, tamamen kelimeyi sevdiğimden.-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder