26 Mart 2015 Perşembe

Bağzı Mağlubiyetler

Bazı insanlar iyi ki varlar. Hayatınıza girmişler iyi ki. 
Hayır, bunu hastanede size özel oda ayalayabiliyor oldukları için söylemiyorum. Ya da taraftarı olduğunuz takımın internet sitesinde dahi bulamadığınız bir sivetşörtü aynı takımın taraftarı olmadıkları halde size bulabildikleri  için de söylemiyorum. 
Hatta kitapçıda tükenmiş olan bir ajandayı size ilettikleri için de söylemiyorum. 
Dört gün hiç dışarı çıkmadan yattığınız eviniz,
 ahıra dönmüştür diye gelip sizi evden zorla çıkarıp gezdirdikleri için de değil. 
Hele yılbaşında yalnızsınız, tek başına yalnızlık olmaz deyip sizinle tam bir yıl süren
 ottan-çöpten bir filmi izledikleri için de değil. 

İyi ki varlar...
 Mesela, adı 'aşk' olmasa da sizi tekrar klavyenin başına oturtup yazı yazdırabilecek hisleri yeşerttikleri için iyi ki varlar.
 Sizinle aynı aynda aynı kişiye kızabildikleri için iyi ki varlar. 
Sizin güvendiğiniz bir insandan sizi korumak için 
dikkat et uyarısını verebildikleri için iyi ki varlar. 
Sizinle aynı zamanda aynı düşünceleri paylaşabiliyor oldukları için.. 
Sizin değer yargılarınızı taşıyabildikleri için, 
aynı anda aynı şahsa aynı pencereden bakabildikleri için.. 
Sizinle aynı takımı destekleyebildiği için, aynı zaferi isteyebildiği için, 
aynı üzüntüyü duyabildikleri için..

Yazılarınızı okurlar mı.. 
Sevinirler mi, üzülürler mi..
E-posta döşerler mi, yoksa artık çabalamazlar mı.. 
Gülerler mi ağlarlar mı.. 
Üzerlerine alınırlar mı bilmem. 

Zaten bildiğim tek şey: bahsettiğim şeyin kedilerim olmadığıdır.

(Bu yazı, müthiş bir mağlubiyet sonrası 25.03.15 Çarşamba akşamı O'nlar için klavyeye alınmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder