13 Ekim 2021 Çarşamba

Bendeki İki Sıfırı Atalım

İşi biraz edebiyattan çıkarıp matematiğe dökersem, sanki problem daha iyi anlaşılacakmış gibi.. Beni bırakalım; zaten toplamadaki etkisiz elemanım. Size biraz O'ndan bahsedeyim:

Bir gözleri var; içinde güneşten de parlak umut saçan bir delik olan iki kömür parçası.. Tıpkı Japon animelerindeki çocuklar gibi..
Bir ağzı var; sanki içindeki dalgalı deniz en son anroşmanlara, dişlerine takılıyormuş da dışarıya süzülüyormuş gibi.. Her bir kelamı okyanus ferahlığı..
Bir burnu var; içinden geçen her niyeti koklar gibi derin derin soluyor havayı.. 
Elleri var; adeta üzerini saran polar bir battaniye. Karanlıkta korkudan arkasına sığındığın, soğukta altında ısındığın..

Her şeyi var ama, hiçbir şeyi yok gibi..
Hiçbir şeyi yok, ama her şeyi var gibi..
Asıl problem de bu ya; toplasam etkisiz,  çarpsam katıksız gibi..

Ona çarpılsam, yok olurum. 
Onun için bölünsem tanımsız.. 
Bir sıfır ki, içimden bir türlü çıkmyor; eksilmiyor.

Bende iki sıfır var; ne onlar benle durabiliyor ne de ben onlarsız..
Hatırlatın da Ekimin sonuna doğru şu bendeki iki tanımsızı diyorum..
Atalım.

20 Ağustos 2018 Pazartesi

Keşke nedir Olric?

Bana keşke dedirtemeyeceksiniz.
Sevmek ile sahip olmak mutluluğunu birbirine karıştıran cahilliğinizi yok sayacağım.
Birlikteliği sırasında sevgi kılığındaki, kırmadan/incitmeden yalansız/dolansız ayrılığı yaşadıktan sonra nefrete bürünen bencilliğinizi görmezden geleceğim.
Bir kez dahi yalan dolan aldatmacaya bulaşılmamış dahi olsa, oyunun sonunda oyuncağını kaybeden çocuk misali çamurlaşan şımarıklığınızı umursamayacağım.
Kırıcı olmamak adına anlaşılabilir basit cümleleri, bir kanepenin diyalektiğine bile sığamayacağınızın anlatımına yeğleyip bu işe bir nokta koymaya çalışan düşünceyi, sonrasında oportünist diye bıçaklamanızı duymazdan geleceğim.
Ömrünüzde bir kitap dahi okumayışınızın, bunun eksikliğini de hissetmediğinizin ama hissettirdiğinizin farkındalığına varabildiğiniz zaman dönüp bakmayacağım.

Bulunmaz Hint kumaşı değilim. Kusursuz hiç değilim. Şu ana dek çok hatam olmuştur, ömrüm sürdükçe de olacaktır. Siz de Jenga'mın bir taşı olup, varlığınızla yokluğunuzla beni şekillendiriyor olacaksınız. Hatalarım ya da doğrularımla. Varlığınız ya da yokluğunuzla. Varlığınız belki dengemi bozacak belki ağırlaştıracak yokluğunuz belki yıkacak belki sarsacak.. Ama ben inşaya devam edeceğim. Ben yalnızca ne olduğumu, ne istemediğimi biliyorum.

Siz daha sevginin ne olduğunu bilmiyorsunuz.
Dilerim siz sevginin ne olduğunu öğrenir ve mutluluğu tadarsınız.
Bana keşke dedirtemeyeceksiniz.

"Şifa istemem balından,
Bırak beni bu halımdan.
Razıyım açan gülünden,
Yeter dikenin batmasın.

Gece gündüz o hizmetin,
Şefaatin kerametin,
Senin olsun hoş sohbetin,
Yeter huzurum gitmesin..

Taşa değmesin ayağın,
Lale sümbül açsın bağın..
İstemem metheylediğin,
Yeter arkamdan atmasın.

Kolay mı gerçeğe ermek?
Dost bağından güller dermek?
Orda kalsın değer vermek,
Yeter ucuza satmasın.

Sonu yoktur bu virdimin.
Dermanı yoktur derdimin.
Gerekmez ilaç yardımın,
Yeter yakamdan tutmasın!

Nesimi'yim vay başıma..
Kanlar karıştı yaşıma.
Yağın gerekmez aşıma,
Yeter zehirin katmasın."








14 Ekim 2016 Cuma

Witch Better Have My Money!

"Benden Bir Cadı Yaratmayı Nasıl Başardınız?" Adlı Çalışmama. Gezme. Tozma.

-Aa? Bu ne hal İlke? Kostüm partisi mi var?
+Hayır, artık yöresel giysilerimi kullanmaya karar verdim. Artık kendimi daha fazla saklayamayacağım.
-Alemsin vallahi.. Ama senin cadı olduğunu herkes biliyordu. Yormasaydın kendini =D
+Nasıl ya? Nereden öğrenmişler?
-Neyi nereden öğrenmişler?
+Büyük büyük ninemle mi tanışmışlar?
-Büyük büyük nine mi?
+Evet, İzmir Büyücüleri'nden. Büyük büyük ninem el vermiş bana.
-El mi vermiş?
+Korkma canım, Varlok değiliz. Büyük büyük ninem Keğvın'dı.
-Keğvın mı?
+Bir bağlılığı yoktu yani arada Covenlerde arkadaşlarıyla toplanırlar, kazan kaynatırlardı.
-Kazan mı kaynatırlardı?
+E senin rengin baya attı? Ehe. Tamam tamam. Kazan kaynatırlardı canım,
dedikodu yaparlardı yani. Altın günleri vardı ondan bahsediyorum.
-E Varloklar? Keğvınlar?
+Ya ne bileyim ben. Gerçekler bence. Vardırlar yani.
-E senin yöresel?
+Ne yöresi bebeğim?
-Giysiler?
+Annemler göçmen Avrupalı sayılır tabii, cadılık oradan gelebilir de..
Babam karadenizli. Getir bir peştemal bağlayayım.
Haha. Şuradaki antika dükkanı yeni açılmış, çok güzel şeyler var.
-İlahi İlke! Alacağın olsun.
+Ama büyü yapmayı büyük büyük dedemden öğrenmiştim.
-Lan?!?

İki Yalancı

12.10.2016

Yazdan kalma bir günden, ya da gölde kaz filminden..
Bir sahne var aklımda, o kazlar sanki biziz.
Kimi kazlar hiç ötmezmiş, bizimkisi ötenlerden..
Biiii, öyle lanet bir film. Niye izlediysek bir de onu..

Neyse, Kırlangıçlar gibi diyelim.. Can Kazaz'ı analım.

Abra Kadavra

Davut Bakırtarlası


-Bayanlar ve Baylar!
Merdivenden kayanlar!
Bu akşamki gösterimizde şapkamızdan, nereye koyduğumuzu hatırlayamadığımız
ev anahtarını çıkartıcaz. 
O anahtardan kaybolmayan sevgili yapıcaz! Ve o sevgiliyi bile elimizde tutamayıp uçurucaz, telgrafın tellerine kondurucaz. 
Sonra arka cebimizden bir zamanlar koyduğumuz, koyup da unuttuğumuz 5 lirayı çıkarıp, 5'ten balık bile yapamıycaz. Motorine-Benzine yine zam geldi, balık almaya bile param yetmedi. 
Kusuruma bakmayın.
Akabinde arkamda görmüş olduğunuz masaya bir türlü çözemediğimiz memleket meselelerini yatırıcaz. Belk yine çözemiycez ama en azından 2'ye falan böleriz. 
Küçük loklamalarla daha iyi sindirebiliriz.
Son olarak arkamda göremiyor olduğunuz şpe, glütensiz un sericez ve değneğimizin bir dokunuşuyla dünyayı bembeyaz yapıcaz! Geçici de olsa gerçekçi olucaz. Lafa değil icraata bakıcaz!
+Konuşmanız seçim propagadasına döndü hanımefendi.
-Sahi mi? İşte o zaman gerçekliği yitirdik demektir.
İndirin beni.

29 Temmuz 2016 Cuma

Sürer Lig

Olmuyor işte. Hiçbiri olmuyor.
Trafikte reflektörlü yelek giyince kazadan kaçamıyorsun.
Çok şarkı söylediğin için bir şarkıcı olamıyorsun. Ya da çok yazı yazdığın için yazar...
Çok okuduğun, eğitim gördüğün  zaman çok akıllı olmuyorsun. 
Fazla para kazanınca, zengin olunca adam olmuyorsun.
Yaşın ilerledikçe yani büyüdükçe olgun sayılmıyorsun. 
Güzel olduğun için vazgeçilmez olmuyorsun.
Dürüst olduğun zaman, yalanlardan kaçamıyorsun.
Samimi olduğun için yapmacıklıktan - yapmacıklardan uzaklaşamıyorsun.
Matematik gibi bir formulü yok, bölünemiyorsun, çıkaramıyorsun.. 
Bilgisayar programlama gibi hayatını "Eğer" lerle programlayamıyorsun, 
"İndis-Kaçıncı" larla şekillendiremiyorsun.
Dünya dönüyor diye kaybettiğin anlara da dönemiyorsun.
Ve oyunu kurallarına göre oynadığın zaman kazanamıyorsun.
Olmuyor işte. Hiçbiri olmuyor.
Ters köşeyi kapattığın, gönlünü soğuttuğun, yüreğini soldurduğun için gol yemekten kurtulamıyorsun.
Küme düştüğün halde, takımdan çıkamıyorsun...


14 Temmuz 2016 Perşembe

Mesela Yani(?)

-Tatildeymişim gibi çeker misin?
+Ben normal çekebiliyorum, sen tatildeymişsin gibi paylaşırsın olur mu?
-Ben normal paylaşabiliyorum, bakanlar tatildeymişim gibi bakar mı sence?
+Sen şimdi onu bunu bırak da, arkandaki deniz, deniz gibi çıkar mı sence?
-Sahi, deniz neydi?
+ ...