Çok uzun zamandır yoktun..
Aslında sen hep oradaydın da, ben sadece düşsel avuntularımda seni unuttum. Düşünmüyordum hanidir.. Bugün kapımı çaldın. Bu dağınık, pis - pasaklı eve yeniden hoş geldin!
Ama bu kez başka.
Düşlemeyi keseli bir kaç gün olmuştu ki..
Bugün.. Bulmacaya kilitlenmişken.. Müzik çalar bana seni anlatmaya başladı.. Utandım. Bulmacayı bıraktım. Nakaratı bitince en başından dinlemeye başladım..
Sen belki seni düzenleyen Atilla Özdemiroğlu' nu tanırsın da, minik serçeyi dinlemezsin. Ne bileyim belki sevmezsin. Her duyguna bir parçasını mutlaka bulabileceğin bu dönek kadının müziğini belki beğenmezsin.
Canını sıkmak değil niyetim ki bundan sonra da sıkacağımı sanmıyorum. Kız - kıza konuşalım. Eğri oturalım, tatlı yiyelim.
Bir kaç kez empati kurdum, yaptım.. Yardımcı fiili her ne ise nesnesi empati. Bu şarkıyı dinleyene kadar aslında duygu ile yaklaşmamış olduğumu fark ettim. Yerinde oldum bir kaç kez, kendimi senin yerine koydum (ki hiç zor değildi; her genç kızın başına böyle şeyler gelirdi) .. Ama hiç senin kadar severek değil. Sevdiğini unuttum. Çünkü ben de ne kadar sevdiğimi unutmuştum. Şarkıyla bir hatırladım..
İçimin nasıl yandığını, nasıl köze döndüğümü.. Tek bir kelimesiyle beni kaynar sulara nasıl attığını. Hatta ayrılışın ilk gecesinde yüreğime inme indiğini, bu kadar çarpıntıdan sonra bir yerde durup bir daha hiç atmayacağını sandım. Atsa bile hep filmlerdeki gibi yalnız kan pompalamak için atacağını öngördüm. Heyecanım, sevincim, mutluluğum olmayacaktı artık. Herkes manasız gelecekti. Hiç kimse o eski gazozun tadını bir daha veremeyecekti.. Taa ki ..
Yalnızca sarılması için birinde mana aramaya başladığımı keşfedene kadar. Hatta sonra bir iki tane daha son yaşadım. Ama hiç biri ilkinin yaşattığı acıyı yaşatmayı beceremedi. Ya onlar beceriksizdi ya da ben artık biliyordum Son'un bir Son olmadığını.
Biraz dağıttım mevzuyu fakat toparlayacağım müsaadenle. Gerçeklik yüzdesini tartışamam ama yaklaşımından az çok kestirdiğim.. Ben senin bu acına vesile olamam. Elbet bir gün canın deli gibi yanar, için param parça olur. Ağlamaktan E.T.'ye dönersin.. Gözlerin patlar, burnun silmekten kızarır. Ama bunlara ben sebep olamam. Kapıldığım tüm hayaller için senden çok özür dilerim.
Ve..
" Seni aklıma düşüren yerçekimi değil, yalancı yıldızlar.. "
Senin de ona yollayacağın bir Sezen'in varmış meğer ...

.jpg)